Atatürk’ün Dini İnancı

Atatürk’ün cumhurbaşkanlık yaptığı dönemde birçok alanda sözleri mevcuttur. Siyasi, sosyal ve politik konulu söylemleri vardır. Bu söylemlerden dolayı Atatürk’ün dini inancı hakkında birçok yorumlar yapılmıştır. Bu yorumlar ise birbirlerinden farklı görüşler içerir. Dinin bir vicdan meselesi olduğunu vurgulamıştır. Bu ülkenin şeyh, meczup, mürit veya derviş memleketi olamayacağını söylemiştir. Atatürk Mehmet Akif Ersoy’un ,tek dişi kalmış bir canavar olarak betimlediği medeniyetin, bir tarikat olduğunu savunarak en doğru tarikatın da medeniyet olduğunu öne sürmüştür.


 Din ve şeriatı bir oyun olarak betimleyen Atatürk ; din ve şeriat oyunlarının Türkiye’de yeri yoktur şeklide bir ifadesi de vardır. İslam dininin kadınları korumak amaçlı tesettürü emrettiği baş örtüsü için Atatürk ; bazı yerlerde kadınlar gördüğünü ve başlarında bir bez, peştamal olduğunu ve bu kadınların erkeklere karşı yakın davranmamalarını vahşi vaziyet olarak ifade etmiştir.

Atatürk Din ve Siyaset

Bir gün Fransız bir gazeteci Mustafa Kemal ile röportaj yapmak ister. Röportajda Atatürk’ün dine ihtiyaçları olduğuna dair söylemleri vurgulanmıştır. Siyasetin dine aykırı olmadığını, din açısından eksik olduğunu, Türk Milleti’nin daha dindar olmaları gerektiğini, bütün sadelikleriyle dindar olmaları gerektiğini vurgulamıştır.

Atatürk din ve siyaset ikilisinin birbirine karıştırılmasına ve karışmasına her zaman engel olan biridir. Böylelikle fırsatçı grupların dini alet ederek siyasi propagandalar yapmalarına da engel olmuştur. Dine karşı saygısı olduğunu da savunmuştur. Dönem içerisinde, her bir harfinde binler mana, mucize bulunan ilahi kitap olan Kuran’ın çevrilmesini ve öyle okunmasını savunmuştur.
Atatürk’ün Batıl İnançlara Tavrı

Mustafa Kemal, elindeki tesbih için aptal bir Pazar alışkanlığı demiştir. Bu tesbihi sigarayı azaltmaya çalıştığı için elinde taşıdığını dile getirdiği bilinmektedir. Amerikalı bir kadın ile aralarında geçen diyalogların birinde Atatürk dindar biri olmadığını fakat tek bir Tanrı’ya inandığını dile getirdiğine dair bilgiler kaynaklarda yer almaktadır. Kaynaklardan Mustafa Kemal’in hurafeleri savunmadığı bilinmektedir. Atatürk’ün batıl inançlara tavrı nettir. 


Müslümanlıkta rahipliğin olmadığını taassubun doğru olmadığını savunmuştur. Medreseleri kapatarak bunların önüne geçmeyi hedeflediğini dile getirmiştir. Yahya Galip’e bu konuyla alakalı düşüncelerini bildirmiştir. Dinin kötüye kullanılmasına karşı çıktığı da birçok kaynakta yer almaktadır. Fakat bütün bunlara rağmen Müslüman olup olmadığı da tartışma konusudur.
Atatürk’ün Din İle İlgili Sözleri

Dinden önce devletin önde gelmesi gerektiğini savunmuştur. Hilafeti ortadan kaldıran Atatürk bütün dinlere saygılı olduğunu dile getirmiştir. Din için din vardır ve gereklidir demiştir. Hatta dinsiz bir milletin devam etmesine imkan olmadığını da söylemiştir. Müslümanlık için aslında en geniş anlamıyla hoşgörülü ve çağdaş bir din olduğunu dile getirdiği de söylenmektedir. Alanların birçoğunda Atatürk’ün din ile ilgili sözleri olduğunu görmek mümkündür. Örneğin; din ve ölçü konusuna önem verdiği, din ve çalışma adlı söylemlerinin yer aldığı bilinmektedir. Türk Milleti için din ve dil gibi iki tane kuvvetli erdeme sahip olduklarını vurgulamıştır. Bu erdemleri ise hiçbir kuvvetin alamayacağını hiçbir vicdanın koparamayacağını savunmuştur.

Yorumlar