Atatürk’ün Ölümü ve Gazete Haberleri

Mustafa Kemal Paşa çok büyük işler başarmış önemli bir devlet adamıydı. O her şeyden evvel idealist ve kafasına koyduğu bir fikri gerçekleştirmek isteyen liderdi. Ancak her fani gibi ölümlüydü. Bunu çok iyi biliyordu. Atatürk’ün ölümü ve gazete haberleri Türk milletini yasa boğmuştu. Cumhuriyet kurulduktan sonra yeni Türk devletinin gelişmesi ve muasır medeniyetler seviyesine ulaşması için çok çalışmış ve birçok inkılaplara imza atmıştı. Bu kadar hızlı inkılap yapmak isteme sebebi fani olduğun farkında olması ve elinden geldiğince hızlı bir şekilde yapabileceğinin en iyisini yapmak istemesiydi. Mustafa Kemal Paşa ömrünün son 2-3 yılını hastalıklarla geçirdi.


 Ancak hastalığı ne kadar ağır olursa olsun devletin işlerinden ve yapması gereken gezilerden geri kalmadı. Zira O kendisini Türk milletine adamış bir kahramandı. Öyle ki ömrünün son zamanlarında durumunun çok ağır olmasına rağmen Hatay meselesi benim şahsi meselemdir diyerek bu sorunu çözmek için Hataya gitmişti. Atatürk’ün ölümü ve gazete haberleri sayesinde anlaşılacağı üzere Hatay’ın ana vatana katılmasını görmek Paşa’ya nasip olmadı.

Atatürk’ün Ölümünden Önceki Süreç

Mustafa Kemal Paşa’nın vefatının esas sebebi Sirozdu. Ancak bu teşhis ilk başlarda konulamadı. Ata’nın ilk şikayetleri 1937 yılında başladı. Şikayetlerden en önemlisi vücudunun farklı yerlerinde nükseden kaşıntıydı. Kaşıntının artması ve rahatsız edici bir hal alması ile çeşitli doktorlar getirildi. 1937 yılının Ekim ayında doktorların teşhisi ile kaşıntının sebebinin köşkte bulunan ve et yiyen cinsten olan karıncalar olduğuna kanaat getirdi. Bunun üzerine tüm köşk ilaçlandı. Ancak kaşıntılar sona ermemekle birlikte günden güne artış gösterdi. Mustafa Kemal Paşa’ya çeşitli doktorlar farklı teşhisler koydu. Ancak bunlardan hiçbirisi Karaciğer problemi ile ilgili değildi. 


Günden güne burun kanamaları artıyor ve uzun sürüyordu. Netice olarak Yalova’ya gittiği esnada kaplıca doktoru olan Nihat Reşit Berger Atatürk’ün hastalığının ilk tanısını koydu. Atatürk’ün ölümü ve gazete haberleri sayesinde anlaşılacağı üzere Paşa Sirozdu. Genellikle fazla alkol tüketimi ve yoğun çalışma hayatının tetiklediği bir hastalıktı. Karaciğer büyümüş ve sertleşmeye başlamıştı. Kaşıntıların sebebi de Karaciğer kaynaklıydı. Derhal Atatürk’ün özel doktoru olan Neşet Ömer İrdelp Yalova’ya çağrıldı. Bu görüş paylaşıldı ve muayene etmesi istendi. Atatürk’ün özel hekimi de aynı kanaate vardı. Ancak bu kanaate varıldığında 1938 yılı Ocak ayı idi. Yani hastalığın teşhisinin konulmasında oldukça geç kalınmıştı.
Yurtdışından Doktor Getirilmesi ve Tedavi Süreci

Paşa’nın hastalığının teşhisi Sirozolarak konulduktan sonra yurtdışından doktor getirilmesi teklif edildi. İlk başta bu teklifi Atatürk kabul etmese de hastalığın seyri günden güne ağırlaşınca kabul etti. Atatürk’ün ölümü ve gazete haberleri üzerinden öğrenildiğine göre Paşa’nın vefatından evvel tedavi amacıyla Fransa’dan ünlü Doktor Frank Fiessinger getirildi. Yabancı hekim geldiğinde hayretler içerisinde kaldı. Çünkü o güne kadar hiçbir Türk doktoru Atatürk’ten çekindiği için herhangi bir kan tahlili almamıştı. Yalnızca birkaç kez idrar tahlili yapılmıştı. Derhal tedavi sürecine başlansa da karaciğerin görevini yerine getirememesinden dolayı Akciğer rahatsızlığı baş göstermeye başlamıştı. Bu rahatsızlık ise zatürreye çevirmişti. Bu durum hastalığın daha da içinden çıkılmaz bir hal almasına sebep oldu. Paşa o yıl 30 Ağustos Zaferi kutlamalarına katılamamış yalnızca pencereden askeri selamlamak durumunda kalmıştı.
Hastalığın Ağırlaşması ve Atatürk’ün Vefatı

Mustafa Kemal Paşa 15 Eylül 1938’de vasiyetini yazdırdı. Atatürk’ün ölümü ve gazete haberleri öncesinde yaşanan bu süreç oldukça üzücüydü. Bu hastalıktan kurtulamayacağının farkındaydı. Sık sık yakınlarına her faninin ölümlü olduğunu hatırlatıyordu. Yakınların oldukça üzgündü. Vasiyetinde tüm mal varlığını Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumuna bağışladığını yazdırdı. Atatürk’ün tek yasal mirasçısı kız kardeşi Makbule Atadan’dı. 1932 yılında özel bir yasa çıkartarak mal varlığını doğrudan yasal mirasçıya bırakmayı kendisine özel olarak kaldırtmıştı. Böylece mirasından kız kardeşi ve akrabaları yararlanamaz hale getirilmişti. Ekim ayı içerisinde karnında toplanan suyun çekilmesini istedi. Doktorlar bunun doğru olmayacağını söylesede çok rahatsız ettiği için karnından su çekildi. Bunların birinde 12 kilo diğerinde ise 6 kilo su alınmıştı. Paşa 16 Ekim’den sonra ara ara bilinç kaybı yaşamaya başladı. 7 Kasım’dan sonra Paşa’nın durumu iyice ağırlaştı. 8 Kasım’da saat 19.00 sıralarında komaya girdi. İki gün komada kalan Atatürk 10 Kasım 1938’de dünyasını değiştirdi. Çevresindekiler komaya girmeden evvel ‘’Aleykümselam’’ dediğini duyduklarını söylemektedirler. Yorumcular bu kelimenin Azrail’e verilen bir cevap olduğunda hemfikirdir.
Atatürk’ün Ölümü ve Gazete Manşetleri

10 Kasım 1938 günü Atatürk ölünce tüm Türkiye yasa boğuldu. Cenazesinde ülkenin dört bir yanından vatandaşlar toplanmıştı. Gazeteler manşetlerini Ata’nın fotoğraflarına ayırdılar. Paşa vefatından sonra önce Etnografya Müzesine alındı. Anıtkabir yapıldıktan sonra naaşı buraya aktarıldı. Atatürk’ün ölümü ve gazete haberleri manşetleri şunlardır;

· Cumhuriyet Gazetesi Atatürk’ün vefat ettiği gün ekspres baskı yaparak Atatürk’ümüzü kaybettik manşetini atmıştır.

· Cumhuriyet Gazetesi 11 Kasım’da yayınladığı gazetede ‘’Büyük Milli Matemimiz’’ başlığını kullanmıştır.

· Kurun Gazetesi; ‘’Atatürk öldü’’ başlığını atarak Ata’nın büyük boy fotoğrafına yer vermiştir.

· Haber Gazetesi; ‘’Ulu şefimiz Atatürk bu sabah 9.5’te Öldü’’ başlığını atmıştır.

· Ulus Gazetesi; ‘’Kurtarıcını ve en büyük evladını kaybettin. Türk Milleti Sen Sağ ol’’ başlığını atmıştır.

· Tan Gazetesi ‘’Babamızı Kaybettik’’ başlığı ile okuyucularının karşısına çıkmıştır.

· Dünya Gazetesi ‘’Sen Ölmezsin Atatürk’’ başlığını atmıştır.

· Akşam Gazetesi; ‘’Türk Milleti! Kurtarıcını ve En Büyük Evladını Kaybettin. Sen Sağ Ol!’’ başlığını kullanmıştır.

· Son Posta Gazetesi ‘’Türk Milleti Ulu Şefini, İnsanlık Büyük Evladını Kaybetti’’ başlığını atmıştır.

· Anadolu Gazetesi; ‘’Atatürk’ünü Kaybettin İçin Yaralandı Sen Sağ Ol Türk Milleti’’ başlığıyla okurlarının karşısına çıkmıştır.

Görüldüğü gibi paşanın ölümü tüm Türkiye’de büyük bir matem ile karşılanmıştır. Vefatın ardından milli yas ilan edilmiştir. Tüm dünyadan başsağlığı mesajları yayınlanmış yabancı kaynaklarda Paşanın ölümünü anmıştır. Atatürk’ün cenazesi 10 Kasım 1953 yılında Etnografya Müzesinden alınarak Anıtkabir’e aktarılmıştır.

Yorumlar