Atatürk’ün Gençliği

Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliği, Atatürk’ün çocukluğunun ardından araştırılan bir diğer konudur. Mustafa Kemal Atatürk’ün gençlik dönemi; birçok gencin kendine ilham alması gerektiren, gelişimini zirveye taşıdığı dönem olarak bilinmektedir. İşte Atatürk’ün Gençliği ve tüm detaylar…


Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları, Harp okulundan mezun olmalarının ardından, Erkan-ı Harbiye yani bugünkü Genelkurmay’a davet edilmişlerdir. Mustafa Kemal Atatürk ve yanındaki subay arkadaşları; Edirne ile Selanik’de yer alan İkinci ve 3. Ordulara gönderilmiştir.

Kendilerine kura çekmeleri gerektiği söylenmiş, ama aralarında anlaşırlarsa kuraya gerek olmadığı belirtilmişti. Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları kuraya gerek kalmadan kendi aralarında konuşup anlaşarak kimin nerede görev yapacağını belirlemişlerdi. Fakat, çabuk bir şekilde anlaşabilmeleri güvenlik gerekçesiyle şüphe uyandırdığından; Mustafa Kemal Atatürk’e Hayfa’da yer alan 30. Süvari Alayı’nda staj görevi verilmişti.

Atatürk, subaylık kariyerine bu şekilde başlamıştır. Bu işe gönlünü koyan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliği ile ilgili en önemli noktada burada başlar.

Atatürk burada, daha sonra yaşayacağı her konu için ayrı ayrı tecrübeler edinmiş ve bunları aklına yerleştirmeyi başarmıştır. Devlet hayatındaki aksamaları, ordunun talim ve terbiyesiyle ilgili türlü eksikliği, halkın kötü idare sebebiyle yaşadığı sancıları bizzat görmüştür.

İsyanlarla yoğun bir şekilde uğraşmak zorunda kalan Mustafa Kemal Atatürk, 4 ay burada kalmasının sonrasında Şam’a gönderilmiştir. Yıllar 1906’yı gösterdiğinde Ekim ayı içerisinde Binbaşı Lütfi Bey, Dr. Mahmut Bey, Lütfi Müfit Bey ve askeri tabip Mustafa Cantekin ile ortak bir şekilde; “Vatan ve Hürriyet” isimli cemiyetin kuruluşunda yer almıştır. Bu cemiyeti kurduktan sonra ise ordudan izin almadan Selanik’e geçiş yapmıştır.

Selanik Merkez Komutanı Muavini olan Yüzbaşı Cemil Bey tarafından yapılan yardımlarla birlikte karaya çıkmış, orada Vatan ve Hürriyet cemiyetine bir şube açmıştır. Bir süre sonra da arandığını öğrenmiştir. Ona ağabeylik yapmakta olan Albay Hasan Bey, Yafa’ya dönerek, o dönem oranın komutanlığını yapan Ahmet Bey’e, Mısır sınırında Birüssebi’ye gönderildiğini bildirmesi tavsiyesi vermiştir.

Ahmet Bey’de, Mustafa Kemal’i Birüssebi’ye tayin etmiştir. Fakat Mustafa Kemal Atatürk bir süre sonra topçu stajı için tekrardan Şam’a gelmiştir.

Yıllar 1907’i gösterdiğinde Kolağası olan Mustafa Kemal Atatürk, 13 Ekim 1907 tarihinde 3. Ordu’nun kurmayı olarak atandı. Fakat Selanik’e ulaştığı vakitte Vatan ve Hürriyet şubesinin, İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne bağlandığını gördü. Bu sebepten dolayı kendisi de, 1908 yılının Şubat ayında bu cemiyete “322” üye numarasıyla üye oldu. 22 Haziran 1908 tarihinde ise Rumeli Doğu Bölgesi Demiryolları Müfetişliği’ne ataması gerçekleştirildi. 



23 Temmuz 1908 tarihine gelindiğinde; Meşrutiyetin ilanının ardından 1908 yılı Aralık aylarının son günlerine doğru İttihat ve Terraki Cumhuriyeti’nin verdiği görevle birlikte hem toplumsal, hem siyasal hem de güvenlik problemlerini inceleyerek, bu problemleri keşfetmek adına Trablusgarp’a gönderildi.

Burada 1908 Devrimi’nin tüm fikirlerini Libyalılara yayıp; burada yer alan nüfusun farklı kesimlerinden gelen kitlelerini Jön Türk politikasına kazandırmak için büyük mücadele verdi.

13 Ocak 1909 tarihine geldiğinde 3. Ordu’ya bağlı olan Selanik Redif Fırkasının Kurmay Başkanı olan Mustafa Kemal Atatürk, 13 Nisan 1909 tarihinde Meşrutiyet’e karşı 3. Ordu’ya bağlı olan Taşkışla’da konuşlanan 2. Ve 4. Avcı Taburlarının başlattığı isyanla birlikte etkisini gösteren ve diğer birlikler tarafından da verilen desteklerle çevresi oldukça büyüyen 31 Mart ayaklanmasının önüne geçmek için Selanik ve Edirne’den yola çıkarak; Hareket Ordusu’na bağlı, birinci kademe birliklerinin kurmay başkanı oldu. Mustafa Kemal Atatürk sonrasında ise;

· 3. Ordu Kurmaylığı

· 3.Ordu Subay Talimgahı Komutanlığı,

· 5. Kolordu Kurmaylığı

· 38. Piyade Alayı Komutanlığı görevlerini yaptı. Mustafa Kemal son olarak 27 Eylül 1911’de Genelkurmay Karargahı’nda görev aldı ve Trablusgarp savaşıyla ilk savaşlarına başladı.

Yorumlar