Atatürk’ün Çocuk Sevgisi

Atatürk’ün çocuk sevgisi, herkese örnek olabilecek nitelikte büyük bir sevgi olarak herkesin dikkatini çekmekteydi. Bugün dahi vatanperverlerin kendisine örnek olarak kabul ettiği Atatürk, pek çok eylem ve düşüncesinde çocuklara olan sevgisini göstermiştir. Peki Atatürk’ün çocuklara olan sevgisi nasıldı? Onun çocuklara olan sevgisini gösteren ve akıllarda hâlâ yer eden anıları nelerdi? Atatürk hakkında araştırma yapan ve bu yönlerini merak eden okurlarımız için bu yazımızda Atatürk’ün çocuklara olan sevgi ve değerini gösteren geçmişe dair bilgileri bir araya getirdik. 


Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuk sevgisi, hayatı boyunca herkese aşılamaya çalıştığı bir duyguydu. Yine hayatı boyunca şunu söyleyebiliriz ki; tüm sevdiklerine ve tanıdıklarına hangi yaşta olursa olsun “çocuk” şeklinde seslenmeyi tercih ederdi. Mustafa Kemal Atatürk’ün lügatinde “çocuk” kelimesi, “sevgi” anlamına gelmekteydi. Kendisinin çocuğu olmamasına rağmen, onun içinde bitmek tükenmek bilmeyen bir çocuk sevgisi olduğunu herkes bilir ve görürdü. Bu nedenle onu sevenler ve yakınları da Atatürk’ü örnek alır, çocuklara ayrı bir değer verirlerdi.
Atatürk’ün Çocuk Sevgisi Nasıldı?

Atatürk’ün çocuk sevgisi nasıldı? Mustafa Kemal Atatürk, büyük bir devlet adamı olduğu kadar, tüm ülke çocuklarının da babası rolündeydi. Kendisinin hayatı boyunca çocuğu olmamasına rağmen bu ulu babalık duygusuyla hareket eder, etrafındaki çocuklara hep büyük bir merhametle yaklaşırdı. Atatürk’ün düşüncesine göre çocuklar, riyakârlık bilmeyen ve bütün istek-arzularını içlerinden geldiği gibi dile getiren varlıklardı. Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklarda en hoşlandığı şeylerden biri de bu yalan bilmez halleriyle isteklerini dile getiriyor olmaları idi.

Atatürk’ün çocuk sevgisi nasıldı? Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara olan sevgisini en iyi şu örnekle anlatabiliriz… Kendi çocuğu olmamasına karşın yaşamının son yıllarını beraber geçirdiği ve çok sevdiği bir çocuktan bahsedelim! Adı Ülkü idi. Ülkü belki de Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara olan sevgisinin bir sembolü olarak hatırlanabilirdi. Son yıllarında tüm çocuk sevgisini ona bahşetmiş; Ülkü için paha biçilmez değerde bir baba figürü oluşturmuştu. Ve aslında onu mutlu ederken, Mustafa Kemal Atatürk kendi daha çok mutlu olan bir kişiliğe sahipti; bu yönüyle de herkese örnek teşkil ediyordu.
Atatürk’ün Çocuk Sevgisi Üzerine Hatıraları

Atatürk’ün çocuk sevgisi üzerine hatıraları, onun pek yakınları tarafından bilinen önemli hadiselerdi. Çünkü tüm hatıraları, sonraki nesillere örnek mahiyetinde yaşanmıştı. Tabii aynı şekilde çocuklar için söylediği pek kıymetli sözleri de…Mustafa Kemal Atatürk’ün masmavi gözleri, her zaman çocukları arardı. Çağdaş ve mutlu bir Türkiye’nin yaratılmasının, ancak ve ancak mutlu çocuklarla mümkün olduğuna inanır; mutlu bir Türkiye olmanın yolunu çocuklarda görürdü. Tüm yurt gezilerinde de yine aynı şekilde çocuklar ile yakınlık kurar, onlara sevgisini bahşeder ve onlarla uzun uzun konuşmalar yapardı. 



Atatürk’ün çocuk sevgisi üzerine hatıraları arasında ise şunlar akıllarda yer etmiştir… Vedat Demirci’nin hatıralarından öğrenildiği üzere; Mustafa Kemal Atatürk bir gün çocukların balosuna katılır. Ortalıkta bir şaşkınlık havası oluşmuştur. Derken baloda bulunan küçük bir oğlan çocuğu salonun orta yerinde kalır. Bu küçük çocuk bir süre boyunca Atatürk’e bakar ve “Atatürküm, seni öpmek istiyorum!” der. Anında bir sessizlik oluşur balo salonunda… Bu derin sessizliği Atatürk’ün şu sözleri böler: “Öyleyse gel öp!”. Çocuk koşarak Atatürk’ün boynuna atlar ve sarılır. O esnada diğer çocuklar da hep birlikte “Biz de.. Biz de…” diye bağırırlar. Böylece tüm çocuklar Atatürk’ü doya doya öpmeye başlarlar. Ortamda oluşan bu sevgi seli tablo, herkesin duygulanmasını, gözlerinin yaşarmasını sağlar. Bu görüntüyü gören pek çok kişi ağlamaya başlar. Ardından Mustafa Kemal de ağlar. Atatürk’ün gözlerinden süzülen sevinç gözyaşlarıdır. O gün çevresindeki insanlara övünçle şöyle der: “İşte benim kuşaklarım!”…



Yorumlar