Atatürk’ün Askerlik Anıları

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu olan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün askerlik anıları oldukça fazladır. Bu ülkeyi kurtarabilmek, bağımsızlık kazandırabilmek ve kalkındırabilmek için taş değil, insan boyundan büyük kayaların altına elini koyan; Türk milletine bugünleri görmesini sağlayan Mustafa Kemal Atatürk’ün askerlik anılarının kimi duygulandırıyor, kimi gururlandırıyor. İşte Atatürk’ün Askerlik Anıları...

Ölüm Saçan Düşmanların Arasında…

Mustafa Kemal Atatürk’ün en çok göğüs kabartan askerlik hikayesi bu olarak bilinmektedir. İngilizler, Çanakkale’de yer alan Anafartalar Grubu’nu bozguna uğratarak cephe hakimiyetini ele geçiremeyince farklı yollar aramaya başlamışlardır. Farklı yollardan birisi ise cepheyi sağdan çevirmektir. Cepheyi sağdan çevirmeye girişen İngilizlerin bu planını bozmak adına Kireç Tepe’nin kesinlikle tutulması gerekiyordu. 


Fakat Kireç Tepe’ye giden bir adet dar yol bulunuyordu. Bu dar yol ise İngiliz savaş gemilerince aralıksız olarak kurşun yağmuruna tutuluyordu. Makaslama yapılan ateş sebebiyle baş kaldırmak dahi imkansızdı.

Neredeyse her saniye güllelerin tüyler ürperten patlayışları ortalığı darma duman ediyor, adeta ölüm saçıyordu. Bir insan değil, kurt, tavşan, civcivin dahi geçemeyeceği düşünülüyordu. Fakat Mustafa Kemal Atatürk geçti.

Kireç Tepe’yi tutma emrini bir Türk subayıyla askerine veren Mustafa Kemal Atatürk, askerlerin tedirginlik içerisinde olduğunu görünce neden seçmediklerini sorar, askerlerden biri ise; düşmanın ölüm saçtığını ve buradan geçilmeyeceğini bildirmiştir. Mustafa Kemal Atatürk bunun sonrasında “oradan böyle geçilir” diyerek kendisini öne atmıştır. Mehmetçik, Atatürk’den cesaretlenerek hemen arkasına düşmüştür. Toz, duman ve ölüm saçan düşmanların arasında Kireç Tepe bu sayede tutulmuştur.
“Hepimiz İskelet Halindeydik…”

Mustafa Kemal Atatürk’ün askerlik anıları arasında en yürek yakan anısı ise Sakarya Zaferi ile ilgili olan anısıdır. Sakarya Zaferi elde edilmiş ve bunun üzerinden çok uzun yıllar geçmiştir. Dönemin ünlü ve yine ünüyle eş değer orantıda yetenekli olan ressamlarından birisi; Mustafa Kemal Atatürk’e, Sakarya Zaferini konu alan tablo hediyesini ulaştırır. 



Savaşın tüm heybeti, azmi ve hırsını içerisine dahil etmeye çalışılan söz konusu tabloda, Atatürk; ön planda durmaktadır. Yağız bir savaş hayvanına binmiş bir şekilde çizilen Atatürk’ten tebrik etmesini bekleyen ressam aldığı cevap karşısında şaşırmıştır.

Atatürk, bu tablonun kimseye gösterilmesini istemez. Çünkü savaşa katılan herkesin çok iyi bildiği bir şey bulunduğunu; onun da, hayvanların birer deri birer kemikten ibaret olduğunu aktardı. Yine kendilerinin de onlardan kalır yanları bulunmadığını sözlerine ekleyerek konuşmasına devam eden Atatürk, “Hepimiz iskelet halindeydik” demiştir. Atları ve savaşçıları bu şekilde güçlü, kudretli, kuvvetli ve büyük göstermekle Sakarya’nın ne kadar değerli bir zafer olduğunun küçültülmüş olacağını belirtti.
“Merhaba Asker”

1909 yılında 5. Kolordu Kurmay Başkanlığına katılım gerçekleştiren Yüzbaşı Mustafa Kemal, Selanik’te bulunuyordu. 38. Merkez Alayı Kumandanı olan Albay Saadettin Bey ise tedavi amacıyla İstanbul’a gitmek için izin almak durumunda kaldı.

Saadettin Bey’in bu izinde yerini kime bırakacak olduğu herkes tarafından oldukça merak edilen bir konuydu. Saadettin Bey yerini, Mustafa Kemal Atatürk’e bırakma kararı almıştı. Henüz kıdemli yüzbaşı olan Kemal’e böyle bir görev vermesi herkesi şok etmişti. Çünkü ondan daha üst rütbede olan birçok kişi bulunmaktaydı.

Mustafa Kemal tarafından alayın teslim alındığı gün, Türk tarihinin en önemli olaylarından birisi yaşandı. Tüm askerler sıraya dizilip Kemal’i beklerken, Kemal attan indiği sırada herkes “SelamünAleyküm Asker” demesini bekledi.

Fakat Mustafa Kemal, “Merhaba Asker” dedi. Bu, daha önce eşi benzeri görülmemiş bir durumdu ve askerler bu komuta nasıl cevap vereceğini bilmiyordu. Birkaç saniyelik sessizliği İstanbullu olan birkaç asker “Merhaba Bey’im” diyerek bozdu. Böylelikle ordu ilk defa bir kumandandan “Merhaba Asker” selamı almış oldu.

Yorumlar