Atatürk Zamanında Türk- Yunan İlişkileri

Değişen Dünya düzende Türkiye Cumhuriyeti ile yeni Yunanistan hükümetin İngiliz yanlısı olması İngiltere’nin Balkanlara, Yunanistan üzerinden asker çıkarmasından dolayı anlaşma grubunda yer alması ile beraber başlayan Türk - Yunan ilişkilerindeki gerilim 1930 yılında nüfus değişimi sorunun çözülmesi, iki devletin Balkan Atlantı’ nın kurucuları arasında yer alması ile sağlanmıştır. 


Türkiye Yunanistan arasındaki ilişkilerin 1954 yılında başlayan Kıbrıs sorunu ise bu iki devlet arasında ilişkilerin yeniden gerginleşmesine neden olmuştur. Türkiye Yunanistan arasında yaşanan temel sorunlar günümüzde dahi devam etmektedir.

Lozan’ ın Ardından Türk- Yunan İlişkileri

Türkiye Cumhuriyeti devleti tarafından büyük oranda 1919 ile 1922 yıllarında Yunanistan’a karşı yapılan bir çok savaş sonrasında Lozan Barış Anlaşmasının imzalanması ile 1923’te Yunanistan’ın başkenti Atina ile Türkiye cumhuriyeti başkenti Ankara arasında savaşa son veren ve barış ortamını tesis eden bir antlaşma imzalanmıştır. Atatürk zamanında Türk - Yunan ilişkileri normalleşmiştir. Özellikle Lozan ile hükme bağlanan ve Türkiye Cumhuriyeti’nin sorunu haline gelen nüfus mübadelesi olayından kaynaklı olarak sorunlar yaşayan iki devlet arasındaki ilişkiler seyrini gergin bir ortama bırakmıştır. Gerilen ortamda iki devlet başkanı Türkiye ve Yunanistan arasında girişimlerde bulunmuş 1930 yılında Türkiye ile Yunanistan arasında gelişen iyi halli komşuluk ilişkileri sağlanılabilmiştir. Mustafa Kemal Atatürk 1938 yılında ebediyete uğurlanacak kadar Türkiye Yunanistan devleti arasında kalıcı dostluklar tesis edilmiştir. Yapılan bunca çaba aralarında ki barış tüm Balkan bölgesinde yayılmaya çalışılmıştır.

Atatürk zamanında Türkiye Yunanistan ilişkileri iki kısma ayrılacak şekilde anlatılmaktadır. İlk kısım Lozan Antlaşması’ nın imzalanmasının hemen ardından 1930 yılında Ankara Antlaşması’ nın imzalanmış olduğu zamana kadar geçen süreyi kapsamaktadır. İkinci kısım ise 1930 ila Atatürk’ün vefat ettiği zaman dilimi 1938 yılına kadar olan periyodu kapsamaktadır.

Türk- Yunan İlişkilerinde Karasuları Sorunu

İlk sorun olarak kara suları sorunu mevcuttur. Lozan Antlaşması’ nda Ege’deki karasularının üç mil olarak kabul edilmiştir. 17 Eylül 1936 tarihinde Yunanistan bir yasa ile karasularını altı ile çıkarmıştır. Türkiye o dönemde Mustafa Kemal önderliğinde iyi olan Türk- Yunan ilişkileri nedeniyle bu duruma tepki göstermemiştir. Böylece yunanistan Ege Bölgesi’ndeki payını %35’e çıkarmıştır. Altı mili ancak 1964’te uygulamaya başlayan Türkiye ise %8.8 bir paya ulaşmıştır.

Türk – Yunan İlişkilerinde Nüfus Mübadelesi Sorunu

1923 yılı Temmuz ayını gösteren takvim yaprakları imzalanan Lozan Antlaşması’ na göre Türkiye‘de bulunan Rumların, Yunanistan’da bulunan Müslümanlara karşılıklı olarak mübadele edilmesine yönelik olarak yapılacaktır. Batı Trakya bulunan Türkler ile İstanbul’da bölgesine bunlar Rumlar’dan mübadeleye dahil olacaktı. Bunlar dışında bulunan azınlık toplulukları nüfuslarının karşılıklı yer değiştirmekle uzun zamandır ikili görüşmelerin gergin geçmesinin bazı temel nedenleri bulunmaktaydı. Bu nedenler arasında en büyük sorun mübadillerinin gerçekleştirecek kişiler arkalarında bıraktıkları malların ne olacağına dair, bilmezliği idi.



Atatürk zamanında Türk – Yunan ilişkileri, Türkiye cumhuriyeti hükümeti takvimi 10 Ekim 1924’ü gösterirken seyahat belgesi bulunan tüm Rumların 7 gün içerisinde Türkiye‘yi terk etmeleri gerektiğini ilan etmiştir. Belirlenen süre zarfında yaklaşık olarak 3500 urun ülkeyi terk etmiştir. Türkiye‘de kurulan adalet Divan’ı ile Milletler Cemiyeti ve Yunanistan arasında 1930 yılında nihai bir karar çıkacak ve nüfus mübadelesi sorunu Atatürk’ün zamanında Türk yunan ilişkileri konuları arasında olumlu görüşlü olarak tarihteki yerini almıştır.

Yorumlar