Atatürk Zamanında Dış Politika Nasıldı?

Atatürk zamanında dış politika nasıldı? Mustafa Kemal Atatürk Döneminde Türklerin dış politikasını meşgul etmekte olan temel konular, 1923 yılının Temmuz ayında imzalanmış olan Lozan Barış Antlaşması’ndan kaynaklanan meseleler-sorunlardır. Bu meseleler ya Lozan Antlaşması’nda hiçbir halde çözüme ulaştırılamamıştır ya da bulunan çözüm fikirleri, Türkiye’nin lehine olmamıştır. Dolayısıyla Mustafa Kemal Atatürk Dönemi’nde Türk dış politikası, Lozan Antlaşması’nın etkisi altında ve Lozan Antlaşması’nın tamirine yönelik bir dış politika olmuştur. 


Atatürk zamanında dış politika nasıldı? Bahsi geçen Lozan Antlaşması’ndan tam manasıyla isteğini alamayan tek devlet Türkiye değildi. İngiltere ve Fransa da bu Lozan Antlaşması’ndan istediğini tam manasıyla alamamış; bu nedenle de yazımızın devamında kısaca değineceğimiz hemen her uluslararası sorunda Türkiye’nin karşısına dikilmişlerdi. Yaptığımız bu açıklamaların ardından artık “Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası”nı meşgul eden belli başlı sorunlardan bahsedebiliriz…
Atatürk Zamanında Dış Politika Nasıldı? Dış Politikayı Meşgul Eden Sorunlar Nelerdi?

Atatürk zamanında dış politika nasıldı? Dış politikayı meşgul eden sorunlar nelerdi? Yukarıda bahsi geçen Lozan Antlaşmasının bir sonucu olarak Türkiye bazı meseleler ile karşı karşıya kalmıştı. Bu sorunlar uzun süre halledilmeye çalışılan Türkiye meseleleri olmuştu. İşte Atatürk Dönemi’nde Lozan Antlaşması’nın bir sonucu olarak dış politikada karşılaşılan sorunlar ve içeriği şu şekilde sıralanıyor:

· Boğazlar Sorunu

· Etabli Sorunu

· Musul Sorunu

· Hatay Sorunu

· Yabancı Okullar Sorunu

· Osmanlı Borçları Sorunu

1. Boğazlar Sorunu:Lozan Antlaşması kuralına göre Çanakkale ve İstanbul Boğazları’nın denetimi Türkiye’ye verilmemişti. Bu da dış politika sorunlarının başında gelen bir mesele olarak Türkler’i zor duruma sokmuştu. Anlaşmaya göre boğazlar, askersiz bir bölgeye dönüştürülmüş ve denetimi ise Milletler Cemiyeti’nin belirleyeceği uluslararası olan bir komisyona devredilmişti. Türkiye başta bu kararı onaylamamış ve istememiş de olsa kabul etmek zorunda kalmıştı. Türkiye boğazlar konusunda istediği sonucu, en nihayetinde 1936 yılında İsviçre Montrö Antlaşması ile elde etmişti.

2. EtabliSorunu:“Atatürk zamanında dış politika nasıldı? Dış politikayı meşgul eden sorunlar nelerdi?”sorusuna bir başka cevap Etabli sorunu ile karşımıza çıkıyor. Etabli sorunu, Atatürk Dönemi’nde yaşanmış olan bir diğer dış politika sorunu olarak Türkiye’yi zorluyordu. Lozan’daki anlaşmaya göre Türkiye’de yaşayan Rumlar, Yunanistan’a gönderilecek; Yunanistan’daki Türkler ise Türkiye’ye gönderilerek nüfus mübadelesi gerçekleştirilecekti. Ancak Lozan Antlaşması, bu mübadeleye bir istisna getirmişti. Buna göre 1918 Ekim ayından önce İstanbul’a yerleşen Rumlar ile Batı Trakya bölgesinde yaşayan Türkler, “yerleşik/etabli” sayılacak ve de mübadele dışı tutulmuş olacaktı. Bu istisna hüküm Yunanistan ile Türkiye arasında anlaşmazlığa neden oldu. Uzun süre Türkiye ve Yunanistan arasında gerginliğe yol açan bu sorun, Türkiye ve Yunanistan arasında 10 Haziran 1930’da imzalanan yeni bir sözleşmeyle çözüme kavuşturulmuştur. Bu çözüme göre, yerleşme tarihleri ne olursa olsun İstanbul Rumları ileBatı Trakya Türkleri, tamamı yerleşik yani etabli sayılarak mübadele dışı tutulmuştur. 



3. Musul Sorunu:Bir başka Lozan arkası sorun olan Musul sorunu, dış politika meselelerinden biriydi. Musul, Mondros Mütarekesi’nin ardından ateşkese aykırı olacak bir şekilde İngiltere tarafından işgal edilmiş olduğu için Misak-ı Millî sınırları içerisinde olan bir bölgeydi. Bu yüzden Türkiye, Musul’un kendi eline bırakılması konusunda Lozan Antlaşması’nda oldukça ısrarcı bir tavır takınmıştı. Fakat Türkiye, yaşadığı iç sorunlar sebebiyle bu konuda pek başarılı olamamıştı. 1926 5 Haziran tarihinde imzalanmış olan Ankara Antlaşması ile Musul’un İngiliz Mandası altında olan Irak’ın bir parçası olduğu resmen tanınmış oldu.

4. Hatay Sorunu:“Atatürk zamanında dış politika nasıldı? Dış politikayı meşgul eden sorunlar nelerdi?” sorusuna bir başka cevap Hatay sorunu olarak karşımıza çıkıyor. 1921 Ankara Antlaşması ile Fransa Mandası altında olan Suriye’nin sınırları içinde olan İskenderun Sancağı, Fransa’nın 1936 yılında bölgeden çekilmesiyle sorun haline gelmiştir. İskenderun Sancağı’nın Suriye’ye bırakılmasını istemeyen Türkiye’nin bazı girişimleri ile sorun, Milletler Cemiyeti’ne taşınmıştır. Milletler Cemiyeti vermiş olduğu karar ile İskenderun Sancağı’nı iç işlerinde bağımsız ama dış ilişkilerinde Suriye’ye bağlı özerk bir konuma kavuşturmuştur. Ancak bu da sorunu çözmemiş ve 1938 yılına gelindiğinde Hatay Cumhuriyeti adı altında bağımsız bir devlet kurulmuştur. Hatay, 1939’a gelindiğinde nihayet Türkiye topraklarına katılmış, sorun ortadan kalkmıştır.

5. Yabancı Okullar Sorunu:Yeni Türk Devleti’nin izlemiş olduğu millî eğitim politikasının bir gerekliliği olarak yabancı okullarda tarih ve coğrafya gibi derslerin Türkçe okutulacak olmasına karar verilmesi, Türkiye topraklarında en fazla yabancı okula sahip olan ülke konumundaki Fransa ile sorunlar yaşanmasına sebep olmuştur. Ancak en nihayetinde Türk Devleti, bu illî tavrından ödün vermemiş, kararından vazgeçmemiştir. Fransa da daha fazla direnememiş, bazı okullarını kapatma pahasına bu karara uymak mecburiyetinde kalmıştır.

6. Osmanlı Borçları Sorunu:Osmanlı’dan kalan borçların ödenmesi konusu da bir başka dış politika sorunu idi. Alacaklıların çoğunu Fransızlar oluşturduğu için bu sorun daha çok Fransa ile yaşanmıştır. Lozan Antlaşması’nın 46.maddesi gereğince Osmanlı’dan kalma borçlar, Osmanlı’dan doğan devletler arasında paylaştırılmış oldu. Ancak 1929 Ekonomik Buhranı neticesinde Türkiye, bu borçları kapatmakta büyük sıkıntı çekmeye başladı. Bunun ardından 1933 yılında Paris’te yeni bir antlaşma daha yapıldı ve borçlar, yeni bir ödeme planına bağlanmış oldu.

Yorumlar