Atatürk ve Trablusgarp Savaşı

Osmanlı İmparatorluğu tarafından gönderilen Mustafa Kemal Atatürk, Neşet Paşa, Enver İsmail tarafından savunma tarafında yer alınan savaştır. Osmanlı subaylarıyla birlikte Ömer Muhtar ve Ahmed eş-Şerif es-Senusi tarafından bölgede yerli halktan insanların örgütlenmesi sonucu savunması yapılmıştır. 

Trablus’un bir Osmanlı vilayeti olması nedeniyle uzun süre boyunca bölgede, mevcudu 10 bini geçmese dahi az sayıda da olsa askerin bulunduğu bilinmektedir. Yetkili ve organizasyonu sağlayabilecek isimlerin az olması, anakaradan bu bölgeye subay takviyesi yapılmasını zorunlu kılmıştır. Atatürk ve Trablusgarp savaşı kayıtlarında iki tarafın güçleri hesaplandığında, son derece büyük bir fark olmasına karşın uzun süre mücadele verildiği bilinmektedir.
Trablusgarp Savaşı Osmanlı ve İtalya Güç Farkı

Mustafa Kemal Atatürk’ün bu bölgeye görev için geçtikten kısa süre sonra kurmay binbaşı olarak terfi ettirilmesiyle birlikte, çalışmalarını silah arkadaşlarıyla en kısa sürede yapması istenmiştir. Devlet tarafından aksi bir karar çıkmadığı sürece Trablus’un korunması, son kurşuna kadar direnme yönünde girişimlerde bulunulması emredilmiştir. Atatürk ve Trablusgarp savaşı normal şartlarda herhangi bir şekilde uzun vadede başarıya ulaşılabilecek bir yapıda olmaması nedeniyle, kaybedilmesi de kesindi. Bu durumdan haberdar olan subaylar, düşmana en büyük zayiatın verdirilmesi ve bölge ele geçirilse dahi kısa süre içerisinde geri alınabilmesi amacı içerisindeydi.

Osmanlı İmparatorluğu askeri yaklaşık olarak 8000 olarak kayıtlara geçmiştir. Bunun yanı sıra, bölgenin valisi ve gönderilen subaylarımız tarafından İtalya’ya karşı konulabilmesi amacıyla 20 bin yerli halktan milis gücü katılımı sağlanmıştır. Dağıtılan silahlar, kullanılan taşıtlar, haberleşme olanakları itibariyle de iki taraf arasındaki fark, kıyas kabul etmez ölçüdeydi. 

İtalya İmparatorluğu’nun kralı III. VittorioEmanuele tarafından bölgeye LuigiCaneva ve AugustoAubry adında iki komutan gönderilmiştir. Bu komutanların emrine verilen asker sayısı ilk önce 102 bin, destek birlikleriyle birlikte ise toplamda 150 bine ulaşmıştır. Sadece asker sayısının yaklaşık olarak 5 kat üstün olması değil, 22 adet savaş uçağının da bölgeye sevk edilmesi, tüm savaş dengelerini etkilemekteydi.

Hem keşif ve gözlem yapılabilmesi çok daha kolay hale geliyor, hem de pilotlar tarafından çekilen fotoğraflar ile İtalya birliklerinin kaydırılması konusunda doğru adımlar atılabiliyordu. Kuşbakışı görmesi mümkün olmayan Osmanlı İmparatorluğu komutanları, çıkartmanın nereye yapılacağını ve nereye kadar baskı kurulabileceğini öngörmek durumundaydı. İtalya İmparatorluğu’na ait olan ayrıca 2 adet zeplin olarak tanımlanabilecek hava gemisi, 40 adet de ağır savaş topu bulunmaktaydı. Atatürk ve Trablusgarp Savaşı aslında imkansıza karşı olabildiğince direnme ve destek kuvveti gelebilirse, düşmanın püskürtülmesi üzerine bir savaştır. 

İlk Keşif Uçuşu, Hava Saldırısı ve Uçak Düşürme

Tarihler 23 Ekim 1911’e geldiğinde, İtalyanlar tarafından bölgede keşif yapılabilmesi, hangi konumlara asker kaydırılması gerektiğinin planlanması için uçak kaldırıldı. Bir uçağın direkt olarak bombardıman yapmak veya ateşli silah kullanmak yerine, birliklerin konumlarıyla, düşman mevzilerini incelemek için kalktığı ilk uçuş bu oldu. Tarihteki ilk keşif uçuşunu yapan Carlo Piazza, raporlarını oluşturma konusunda nasıl bir çalışma gerçekleştirmesi gerektiğinin eğitimini de uzun süre almıştı. 



Atatürk ve Trablusgarp Savaşı kayıtları baz alındığında, savaş tarihinin en önemli olaylarından birkaçının bir arada yaşandığı ortaya çıkmıştır. Daha önce herhangi bir muharebede bir ordunun diğerine karşı hava üstünlüğü kurduğu, planlarını yüzlerce metre yukarıdan kuşbakışı olarak gördüğü görülmemiştir. Bu durum başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Osmanlı subaylarının tümünü derinden etkilemiş, en kısa süre içerisinde çare bulunması yönünde planlar yapılmıştır.

Ağır makineli tüfeklerin olmaması, hava savunma sistemleri gibi bir şeyin daha önce adı dahi olmadığı için bulunmaması, işleri çok daha zorlaştırıyordu. İlk keşif uçuşundan sadece 8 gün geçtikten sonra, tarihler 1 Kasım 1911’e geldiğinde, Osmanlı askerleri ve yerli birliklere hava saldırısı yapılmıştır. Günümüzdekilere kıyasla çok daha ilkel bir şekilde gerçekleşmiş olsa dahi, bir taşıtın yukarıdan yaptığı ve önlem alınması mümkün olmayan saldırıya karşı ilk kez deneyim kazanılmış oldu.
384 Gün Süren Trablusgarp Savaşı Sonuçları

İki ordu arasındaki sadece asker sayılarındaki farkın dahi 5 kat olduğu, ağır silah üstünlüğü, hava üstünlüğü ve bombardıman avantajının İtalya’da olduğu bir savaş geçirildi. Yaşanan çarpışmaların sadece meydan muharebesine dökülmesi, Osmanlı İmparatorluğu ordusunun ve Trablus eyaletindeki 20 bin milisin sadece birkaç saat içerisinde yok edilmesi anlamına gelirdi. Bunun yerine, genel olarak sayıları 1000’i geçmeyen çok ufak birlikler oluşturulması, bölgesel savunmaların yapılması planlandı.

Karşılarında düzenli bir ordu yerine, Kuva-yi milliye prensibiyle çalışan silahlı insanlar bulan İtalyanlar büyük bir şaşkınlık yaşadı. Atatürk ve Trablusgarp Savaşı özellikle çıkarmanın başladığı bölgelerden, tepelerin ele geçirilmesiyle ilgili taktiklere kadar son derece başarılı bir muharebe olmuştur.

Osmanlı İmparatorluğu subaylarının geri çağırılmasına, savaşın kaybedilmiş olarak tanımlanmasına neden olan durum, bölgesel başarısızlık değildir. İtalyanlar tarafından, Ege’de yer alan tüm adalara savaş gemileri eşliğinde asker çıkarılması, anakaranın tehdit altında olması yer almaktadır. Sadece bu durumla da kalınmayarak, 1. Balkan Savaşı olarak tarihe geçen, pek çok Avrupa ülkesinin birlik oluşturarak Osmanlı’nın Rumeli topraklarını ele geçirilmesi söz konusudur.
Trablusgarp Savaşı Osmanlı ve İtalya Zayiatı

İtalya İmparatorluğu tarafından yapılan taarruzlarda, Osmanlı İmparatorluğunun 8000 askerinin 4500’ü hayatını kaybetti. 20 bin yerli Arap arasından, 14,800’ü hayatını kaybetti. Ayrıca Osmanlı tarafında toplamda 5370 yaralı bulunmaktaydı. Balkan Savaşı’nın çıkması ve adaların işgal edilmiş olması, Trablusgarp Savaşı’nın daha fazla sürdürülmesini de olanaksız kılmıştır.

İtalya tarafının kayıpları için 4000 ölü, 6000 yaralı ve 600 askerin kaçtığı yönünde kayıt tutulduğu tespit edilmiştir. Ayrıca Avrupa’dan gelen askerler arasında, daha önce bulunmadıkları bir ortama girmiş olmanın getirdiği etkiler arasında hastalık da bulunmaktadır. 17 bin 429 askerin hastalıklar nedeniyle etkisiz hale geldiği, bulaşıcı hastalıklar yaşadıkları bilinmektedir.

28 bin asker ve milisin çok büyük bir bölümünün savaşamaz durumda olması da, yaklaşık 100 bin askeri daha bulunan İtalyan ordusuna karşı koyulmasını imkansız hale getirmiştir. Beklenmedik bir güçle saldırılması, silah üstünlüğü gibi pek çok etkenden ötürü subayların farklı taktikler geliştirmesine yol açmıştır. Atatürk ve Trablusgarp Savaşı sonucunda Osmanlı İmparatorluğu ile İtalya İmparatorluğu arasında Uşi Antlaşması imzalanmış, Trablusgarp ve adalar İtalya kontrolüne geçmiştir. Savaşın sonunda, Binbaşı Mustafa Kemal ve silah arkadaşları yurda, Romanya üzerinden geri dönmüştür. Bu süreçte ise Rumeli’nin tümü 1. Balkan Savaşı nedeniyle çoktan kaybedilmiştir.

Yorumlar