Atatürk ve Sina – Filistin Cephesi

Mustafa Kemal Atatürk, Cemal Paşa ve Atatürk’ün bu cepheden istifasının ardından Fevzi Çakmak tarafından mücadele edilen bir savaştır. Düşmana 600 bin kayıp verdirilmiş ve son derece ciddi zayiata rağmen, 1 milyon 200 bin asker getirmiş olan düşmana mağlup olunmuştur. Tahmini olarak 75 bin Türk askerinin esir alındığı, yüzlerce top ve binlerce mermi sandığının ricat sırasında düşman eline geçtiği bir savaştır. 


Atatürk ve Sina – Filistin Cephesi özellikle Yıldırım Orduları Komutanı olarak bir Alman Binbaşı’nın belirlenmesi nedeniyle ciddi bir yıkıma uğramıştır. Arap Yarımadası ve Mısır genelinde son derece ciddi kayıplar yaşanmış, diğer komutanları dinlemeyen VonSanders nedeniyle kesin bir mağlubiyet oluşmuştur. Bu sürecin yaşanacağını başından beri fark eden Mustafa Kemal ise Ekim 1917’de istifasını vermiştir. Tam bir yıl sonra 28 Ekim 1918 tarihinde ise savaşta mağlubiyet kesinleşmiştir.
Sina ve Filistin Cephesi Tarafları

Birinci Dünya Savaşı sonunda Osmanlı İmparatorluğu tarafından imzalanan Mondros Mütarekesi ile pek çok alanda kısıtlamayla karşı karşıya kalınmıştır. Bu mütarekenin imzalanmasına yol açan, kaybedilen savaş olan Sina ve Filistin cephelerinde pek çok ülke yer almıştır. Osmanlı İmparatorluğu ile ittifak halinde olan Alman İmparatorluğu, Avusturya – Macaristan İmparatorluğu tarafından bölgede konuşlanılmıştır.

Atatürk ve Sina – Filistin Cephesi kazanılma ihtimali bulunan cephe olarak tanımlanmaktadır. Komutanlar arasındaki ast üst ilişkisinin beceriksiz bir Alman komutanın başa geçmesi nedeniyle katı şekilde uygulanmasına neden olmuştur. Bu duruma izin veren ve tüm yetkileri emrine sunan Enver Paşa ise hayatında verdiği en yanlış iki karardan birini bu alanda vermiştir.

Karşı tarafta yer alan ülkeler ise Büyük Britanya İmparatorluğu, Hicaz, Fransa ve İtalya olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu ve ittifak ülkelerin komutanları Cemal Paşa, FriedrichvonKressenstein, ErichvonFalkenhayn, Otto Liman vonSanders, Mustafa Kemal Paşa, Fevzi Paşa’dır. Düşman kuvvetlerinin komutanları ise Sir John Maxwell, ArcibaldMurray, Harry George Chauvel, Edward Bulfin, Philip Chetwode olarak kayıtlara geçmiştir.
Mustafa Kemal’in Sina ve Filistin Cephesi İstifası

Enver Paşa tarafından, Anafartalar Kahramanı olarak tanınmaya başlanan Mustafa Kemal Atatürk yerine, Alman İmparatorluğu tarafından gönderilen komutanlara güvenilmesine dayanmaktadır. Alman komutanlar, bölgeyi iyi bilmedikleri için hem stratejileri son dakikada yapıyor hem de bölgede düşman birliklerinin kaydırılabileceği noktaları analiz edemiyor. Mustafa Kemal Paşa, Haziran ayından Eylül ayına adar sürekli olarak Enver Paşa’yı ve üst rütbeli isimleri uyarmıştı. 



Kendinden daha üst rütbede olan Alman komutanın aldığı her kararı tenkit ediyor, tenkit ettiği her karar sonrasında haklı çıkıyor ve bir sonraki kararı da eleştiriyordu. Atatürk ve Sina – Filistin Cephesi bünyesinde başarılı bir performans gösterilmesi, bölgeye yığılan 1 milyon 200 bin düşman askeri nedeniyle imkansızdı. Buna rağmen olabildiğince kayıp verdirilmesi, geri çekilirken de bir yandan Osmanlı ordusunun kaybının minimuma indirilmesi hedefleniyordu.

Eylül ayına gelindiğinde artık böyle bir komutanla başarı elde edilmesinin imkansız olduğunu anlayan Mustafa Kemal, Enver Paşa’ya ultimatom gönderdi. Ya kendisinin başa geçirileceğini ve en az zayiatla bu bölgeyi tutacağını, ya da istifa edeceğini belirtti. Cemal Paşa tarafından Mustafa Kemal, hem Alman komutanı eleştirirken hem de Enver Paşa’yı uyarırken desteklenmiştir.

Enver Paşa’nın aldığı karar üzerine Mustafa Kemal istifa etmiş, bir süre sonra ise Alman Binbaşı VonSanders, Kudüs’ü tek kurşun dahi atmadan teslim etmiştir. Gerekçesi ise son derece ilginçtir. Kudüs’te yer alan kutsal mekanların ve anıtların zarar görmemesi için teslim ettiğini belirtmiş, orduda yüz binlerce kayba, 100 bine yakın esir düşmesine sebebiyet vermiştir.Atatürk ve Sina – Filistin Cephesi özellikle siyasi anlamda yaşanan iç karışıklıklardan ötürü başarılı bir şekilde yönetilememiştir. Kendi dışında gelişen olaylar neticesinde Atatürk ise böyle kesin bir mağlubiyetin kendi üzerine kalmasını istememiştir. 

Alman Komutanların Kudüs Savunması

İçerisinde bulunulan dönemde, hükümet tarafından en çok güvenilen komutanların başında Alman komutanlar geliyordu. Özellikle Alman İmparatorluğu’nun stratejik hamlelerinin her birinin muhakkak sonuca ulaşacağını düşünen kesim, Enver Paşa ile birlikte ülkenin kaderini tayin ediyordu. Atatürk ve Sina – Filistin Cephesi daha kısa bir süre önce Bab-ı Ali Baskını ile neticelenen darbe sonucunda hükümeti ele geçiren paşalarca yanlış yönetilmiştir. Kudüs de dahil olmak üzere pek çok şehir düşman işgali altında kalmıştır.

Yorumlar