Atatürk ve Lozan Barış Antlaşması

Lozan Barış Antlaşması Türkiye Cumhuriyeti açısından oldukça önemli bir antlaşmadır. İtilaf devletleri açısından da Osmanlı Devletinin yıkılması ile birlikte Milli Mücadelenin başarıya ulaşmasının ardından anlaşma en sonra bırakılarak diğer İttifak devletleri ile anlaşmalar yapıldıktan sonra Lozan Barış Antlaşması için görüşmeler başlamıştır. Türkiye ile yapılacak olan anlaşmanın en sona bırakılmasında en önemli sebep İtilaf Devletlerinin Osmanlı Devletini paylaşmaları arasında anlaşmazlık olmasıdır. 

Lozan Barış Antlaşmasının Detayları

Antlaşmayı görüşmesi için bizzat Mustafa Kemal Atatürk tarafından İsmet İnönü, Dr Rıza Nur, Hasan Bey görevlendirilmiştir. Bu görevlendirilen heyete Mustafa Kemal Paşa Antlaşmada Türkiye Cumhuriyetinin bağımsızlığına gölge düşürecek hiçbir maddeye kesinlikle imza verilmemesi gerektiği belirtilmiştir. Antlaşma görüşmeleri yapılmak üzere heyetler İsviçre’nin Lozan kentinde toplanır. Antlaşmanın dilinin Fransızca olması kararlaştırılır. 


Türkiye’nin masada görüştüğü devletler; Britanya İmparatorluğu, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Sırp, Hırvat ve Sloven Krallıklarıdır. 1. Dünya Savaşından sonra yapılan Sevr Antlaşmasının geçersiz olduğunu TBMM kabul ederek bu dönemde tek karar alma merkezinin TBMM olduğunu tüm dünyaya göstermiştir. Bu nedenle Sevr Barış Antlaşması iptal edilerek Lozan Barış Antlaşması görüşmeleri başlamıştır. 

I.Lozan Barış Antlaşması

Lozan barış Antlaşması görüşmeleri 20 Kasım 1922’de başlamıştır. İtilaf Devletlerinin amacı Türkiye’ye Sevr Barış Antlaşmasında yer alan maddeleri kabul ettirmektir. Ancak Türkiye kesinlikle kabul etmeyerek tek tek konuların görüşülmesini istemiştir. Lozan görüşmelerinde Osmanlı borçları, Musul’un kime bırakılacağı, Kapitülasyonlar, Azınlıklar, Boğazlar, Türk-Yunan Sınır konuları ele alınmıştır. Şiddetli tartışmalar ve görüş ayrılıkları nedeni ile bizzat Atatürk’ün emri ile görüşmelere son verilerek heyet Türkiye’ye dönmüştür. Mustafa Kemal Paşa savaş hazırlıklarına başlamıştır. 4 Şubat 1923’te sona eren görüşmeler sonrası Haim Nahum Efendi gibi azınlık temsilcileri de Türkiye’nim yanında olacaklarını bildirmişlerdir. Tüm bunların üzerine İtilaf Devletleri kamuoyunun tepkisinden çekinerek görüşmelerin tekrar başlatılmasını kararlaştırmıştır.
II.Lozan Barış Antlaşması

23 Nisan 1923’te Lozan Barış görüşmeleri tekrar başlamıştır. Bu görüşmelerin başlaması ile her iki taraf bazı konularda tavizler vererek antlaşma sağlanması amaçlanmıştır. Kozan Barış Antlaşmasında karara bağlanan maddeler şunlardır;

· Suriye ile Türkiye arasındaki sınır Ankara Antlaşmasında imzalanan sınırlar olarak kabul edilmiştir.

· Irak Sınırı konusunda antlaşmaya varılamadığı için İngiltere ile daha sonra görüşmek üzere ertelenmiştir.

· Adalar hususunda Bozcaada, Gökçeada ve Tavşan adaları Türkiye’ye verilmiştir. Midilli, Limni, Sakız, Semadirek, Sisam ve Ahikerya adaları üzerinde Yunan hakimiyeti kabul edilmiştir. Ancak Yunanlıların bu adaları askeri gaye ile kullanmaması kararlaştırılmıştır.

· 12 Ada Uşi Antlaşması esas alınarak İtalya’ya bırakılmıştır.

· Türkiye İran Sınırı 1639 Kasr-ı Şirin Antlaşmasına göre belirlenmiştir.

· Kapitülasyonlar tamamen kaldırılmıştır.

· Azınlıklar sorunu çözülerek Müslüman olmayan azınlıkların Türkiye vatandaşı olması kararlaştırılmıştır.

· Batı Trakya’daki Türkler ile İstanbul’da yaşayan Rumlar dışında kalan tüm Rumlar ve Yunanistan’da kalan Türklerin mübadele edilmesine karar verilerek mübadele kararı alınmıştır. 



· Türkiye Yunanistan’dan savaş tazminatı istese de istediği 4 milyon lira savaş tazminatı kabul edilmedi. Ancak Yunanistan’ın savaş suçu işlediği kabul edilerek Karaağaç bölgesini verdi.

· Osmanlı borçları Osmanlı’dan ayrılan tüm devletlere paylaştırıldı. Duyun-u Umumiye’nin borçları da Osmanlıdan ayrılarak kurulan devletlere paylaştırıldı. Türkiye kendisine düşen borçları Fransız Frangı ile ödeme kararı aldı.

· Boğazlar konusu çok tartışılsa da Türkiye’ye verilmedi. Boğazlar Komisyonu kurularak başkanının Türk olacağı kararlaştırıldı. Ayrıca boğazların her iki tarafının askerden arındırılacağı kararına varıldı.

· Yabancı okullar Türkiye Cumhuriyeti devletinin müfredatına tabi tutuldu. Ayrıca tarih ve edebiyat derslerinin Türk öğretmenler tarafından verilmesine karar verildi.

· Patrikhanelerin siyasi görevlerine son verilerek yalnızca din işlerinde aktif rol oynamaları kararlaştırıldı.

· Kıbrıs Birleşik Krallık egemenliğine verildi. 

Lozan Batış Antlaşmasında Daha Sonra Çözülen Sorunlar

Lozan Barış Antlaşmasında daha sonra çözülen problemler arasında en önemlilerinden birisi Musul Sorunudur. Türkiye Cumhuriyeti Musul Sorununu çözmek için Britanya Krallığı ile görüşmelerden bir sonuç çıkmayacağını biliyordu. Atatürk Musul’a ordu göndererek almayı planlıyordu. Ancak bu sorada İngiliz destekli Şeyh Sait İsyanı çıktı. İsyanın büyümesi ile birlikte devlet Musulu İngilizlere bırakmak durumunda kaldı. Her ne kadar Türkiye bölge halkının oyları ile kimde kalacağına karar verilmesi gerektiğini istese de sorun Türkiye aleyhine çözüldü.

Lozan’dan sonra çözümlenen bir başka konu ise Boğazlar antlaşmasıdır. Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile boğazların hakimiyeti 1936 yılında Türkiye Cumhuriyetine bırakıldı.

Hatay Meselesi’de Lozanda çözülemeyen ancak daha sonraları Atatürk’ün ciddi uğraşları ile çözülen sorunlardan birisidir. Atatürk “Hatay benim şahsi meselemdir” diyerek hasta yatağından kalkıp Hatay sorununu çözmek için uğraşmıştır. Ancak ne yazık ki sorunun çözüldüğünü görmeye ömrü yetmemiştir.

Yorumlar