Atatürk ve İnönü Muharebeleri

Mustafa Kemal Atatürk’ün ve İsmet İnönü’nün öne çıktığı muharebelerde arka arkaya zafer kazanılmıştır. Bu zaferlerle bir anda Yunan Devleti’nin önü kesilmiş, bekledikleri gibi Anadolu içlerine kadar hızlı şekilde asker sevkiyatı yapamamışlardır. Kendi anakaralarından son derece uzakta olmaları, Anadolu içlerine geldikçe anakaralarından uzaklaşması nedeniyle sevkiyatın zorlaşması, savaşta ordumuzun elini güçlendirdi.

Atatürk ve İnönü Muharebeleri son derece zorlu şartlarda geçmiş fakat genel anlamıyla planlandığı şekilde kazanılmıştır. Büyük Millet Meclisi Hükümeti, başta mecliste yer alan mebusanlar olmak üzere her bir savaştan gelecek haberi telaş içerisinde beklemekteydi. Telgraf hatlarına zarar gelmesi, ulakların bazı plan değişiklikleri ve savaş ortamının zorluğundan ulaşamaması nedeniyle bilgi aktarımı zorlu hale geliyordu. 

I. İnönü Savaşı 10 Ocak 1921

1. İnönü Savaşı ile bir an önce Yunan ordusunun ilerleyişinin durdurulması, sert bir şekilde karşılık verilmesi gerekmekteydi. Aksi taktirde bir sonraki hedefleri meclis olacak, ülkenin dört bir yanından gelen temsilcileri esir alacaklar veya katledeceklerdi. Bu durum da büyük bir ihtimalle Anadolu’nun geniş bir kısmını ele geçireceklerdi. Atatürk ve İnönü Muharebeleri için hem yerel halk hem de meclis tarafından merakla sonuç beklenmekteydi. Savaşın başarısızlığının son derece ciddi sonuçları olacağı için, her milletvekili tarafından tek bir görüşte yoğunlaşılması son derece imkansız bir hale gelmişti. Bazıları geç kalındığını düşünürken, bazıları ise bir an önce karşılık verilmesi gerektiğini, aksi taktirde vatanın elden gideceğini savunuyordu.

Büyük Millet Meclisi’nin aldığı kararların en kısa süre içerisinde başarıya ulaşması, halkın genelinin kendilerine tam anlamıyla güvenmesi açısından son derece önemliydi. En ufak bir hata, özellikle de İstanbul Hükümeti destekçilerinin elini kuvvetlendirecek, başarısız ve kaosa düşmüş olan İstanbul Hükümeti paşalarını tekrar kurtarıcı gibi gösterecekti. 1. İnönü savaşında taktik ve askeri çalışmalar gerçekleştirilmiş, 9 Ocak tarihinde Yunanlılar ile Türkler karşılaşmış, savaş meydanı için hazırlıklara başlanmıştı. 



Savaş alanını belirlemiş olmanın verdiği üstünlük dikkat çekmektedir. Ayrıca Yunanlıların bu yolu kullanarak Anadolu’ya yayılmak zorunda olması, dönemin şartlarında en iyi stratejinin belirlendiğini göstermektedir.Atatürk ve İnönü Muharebeleri düşman ilerleyişi kırmakla kalmamış, halk içerisinde genel anlamda Büyük Millet Meclisi lehine düşüncelere neden olmuştur. 

1. İnönü Savaşı ve Sonuçları

10 Ocak 1921 tarihinde ilk taarruz hareketi, saat 06:30’da Yunan ordusu tarafından gerçekleştirildi. Bölgesel ufak saldırılar, halkın kendince gerçekleştirdiği direniş, ufak grupların kritik noktalarda yaptığı taarruzlar ile Yunan ordusunun her geçen gün morali bozulmuştu. Daha fazla beklemeyerek saldırıya geçtikten sonra, birkaç saatlik muharebenin ardından, Yunan ordusu bölgeden çekilmek zorunda kaldı. Hem mühimmatlarının büyük kısmını kaybetmiş olmanın verdiği gerginlik hem de ilerlemenin beklenmedik şekilde sertçe kırılması, Yunan ordusunun moralini sıfırladı. Bu savaşa kadar hem çetelerin isyanlarını bastırmak için çabalayan hem de milis kuvvetlerle, halkın Kuva-yi Milliye çalışmalarını girişimlerde bulunulmuştu. Bu savaşla birlikte düzenli ordu haline geçilmiş, bölgesel çatışmalar yerine, savaşmak isteyenlerin orduya katılması için halka güven sağlanmıştır. Atatürk ve İnönü Muharebeleri için savaşın yakından takip edilmesiyle birlikte en efektif şekilde birlikler hareket ettirilmiş, düşman karargahlarına kadar ulaşılmıştır. İsmet İnönü, ilk savaşta gösterdiği başarısıyla birlikte General İsmet İnönü olmuş ve Türk ordusu için önemi daha da artmıştır.
2. İnönüSavaşı23Mart1921

İlk savaşın ardından gerçekleştirilen Londra Konferansı ile birlikte, Avrupalı devletler tarafından bölgeyle ilgili ortak karar çıkması planlanmıştı. Konferansta Büyük Millet Meclisi’nin hiçbir şekilde devlet bünyesinde işgali kabul etmeyeceklerini vurgulaması, Sevr’i de kabul etmediklerini göstermekteydi. İki konferansta da beklediklerini bulamayan devletlerin bir sonraki adımı ise Yunan ordusunu desteklemek ve moral vermek oldu. Bölgesel muharebeleri kaybetseler dahi, savaşın sonunda mutlaka kazanacaklarını belirtmeleri dikkat çekti. Bunu da en üst kademedeki komutandan en alt seviyedeki ere kadar herkese duyurmuş olmaları, düşman askerlerinde ricatı engellemek için büyük bir etki oluşturdu.

Atatürk ve İnönü Muharebeleri için planlama yapılırken, ordunun hangi kollarda ne kadar askeri olması gerektiği, savaşın ne kadar süreceği de net olarak kararlaştırıldı. Savaşta sadece Mustafa Kemal Atatürk’ün veya İsmet İnönü’nün aldığı karar yerine, olabildiğince her konuda fikir birliğine varılmasına özen gösterildi. Tüm paşalar, kendi müfrezelerinde başarılı olabilmek için taktiğe uygun hareket etmek için harekat zamanını beklemeye başladı.

Yunan ordusu tarafından 23 Mart 1921 tarihinde Bursa’dan başlayan yürüyüşün sonunda savaş olacağı belliydi. Muharebe meydanı ve harekat boyunca orduların yayılabileceği yerler tespit edilmiş, Meclis Ordusu tarafından buna uygun şekilde yayılım gerçekleştirilmişti. Tam 8 gün boyunca, 31 Mart 1921 tarihine kadar savaş sürmüş, binlerce askerin bedeni savaş meydanına serilmişti. Toplar, tüfekler, tabancalar, süngüler, bombalar ve küreklerle her bir asker elinden gelenin en iyisini yapmak için çabalamıştı. Komutanlara olan güven ve aldıkları kararlardaki kararlılık, geri çekilme yönünde herhangi bir kuşkuya dahi sebebiyet vermemişti.
Milletin Makus Talihini Yenen Savaş 2. İnönü

Mustafa Kemal Atatürk ve İnönü Muharebeleri için tüm komutanların ve meclisin halk gözündeki değeri çok daha üst seviyelere çıkmıştır. İki savaşta da Anadolu’nun Yunan ve diğer devletler tarafından sömürülemeyecek bir yer olduğunun net olarak ispat edilmesi, tartışılamaz zaferler kazanılması gerekliydi. Özellikle de İkinci İnönü savaşı, düşmanlar geri çekilirken bir anda süvari birliklerine emir verilerek takip edilmeye başlanması açısından önem arz ediyor.

Düşmanın geri hatlarda toplanarak, Eskişehir ve Ankara’ya erişerek Sevr’i kabul ettirmek için tekrar geri geleceği tahmin edilmiştir. Yunan ordusunun moralinin daha da bozulması için, ordular ricat ederken de taarruz sürmüş ve üstünlük kesinleşmiştir. Atatürk ise savaş sonunda tarihe geçen haliyle, milletin makus talihinin de yenildiği bir zafer olduğunu belirtmiştir.

Yorumlar